Hayat Seçim ile Başlamadı. Onunla da Bitmeyecek!

Seçim dedim; ne var ki hayatın seçimlerle dolu olduğu; doğal seçilim ile de vurgu yapılmış unsurlarla yaşam ile ölüm arasında sürekli seçme ve seçilme hakkımızı kullandığımızı biliyoruz. Ne var ki adayları nasıl seçeceğim ya da nelere dikkat edeceğimi de az çok ben biliyorum; hemcinslerim olsalar da.

Seçim ve diğer şehirlerdeki adaylar ile unsurlar üzerine yazamayacak olsam da; her şart altında Ankara’da Seçim ve 2009 Seçimleri’ne kadar kullandığımız oylar hakkında biraz malumat verebilirim. 23 Senedir yaşadığım şehirde kimin kim olduğunu; sokağın neler konuştuğunu ,bana düştüğü kadarıyla, bildiğimi düşünüyorum.

Melih Gökçek ve elini öptüğüm o çocukluk çağıma lanetler okuyarak başlamayı seçebilirdim; ancak o tarihlerde çocuktuk ve sürüden ayrılmadan biz de elini öptük. Evet, Keçiören için çok şeyler yaptığını ve geçtiğimiz seneleri huzur içerisinde geçirebileceğini ona biz Keçiören halkı söyledik. Akıllı adamın hakkını yememek lazım; iş bilir ve işini yapar. Yeter ki içinden gelsin.

Bir de neden yaptığı belli olmayan eylemleri vardır İbrahim Melih Gökçek’in: Gökkuşağı Rekreasyon Alanı gibi. İşaret ettiğim sayfada da görülemeyeceği üzere; yaptıkları arasında böyle bir eşi benzeri olmayan tuhaf bir alan vardır. Minibüs ya da otobüse binebilmek için geçtiğimiz sene tozun, toprağın içerisinden; bir de bu rekreasyon alanının içinden geçmek zorunda kalmıştım. Ne işe yarar? Açılışında Serdar Ortaç konuk olmuştu ki; arkadaşımla çok güzel eğlenmiştik: Açılış ustasıdır Melih Gökçek, bu şehire bunu kazandırdı; inkar etmeyelim şimdi.

Sokağa çıktığınızda her köşedeki taksiciden Melih Gökçek’in oğlu Osman Gökçek‘in adını duyabilir; çeşitli atraksiyonlarda bu zatın da yer aldığını öğrenebilirsiniz. Belki de en rahatsız edici şeylerin başında bu; ve buna bağlı olarak hizmetlerin götürüldüğü; hizmetlerden önce ise oralara ulaşan rant kavgaları geliyor. Son dönemdeki Kemal Kılıçdaroğlu ile yaşanan polemiklerin sonucu biraz paniklemesinin dışında delikanlı adamdır AKP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı İbrahim Melih Gökçek. Sözünü tutar ama kaç saat ya da kaç saat sonra gerçekleştireceği birer muammadır daima.

Geçip gideyim diyordum ki Gökçek kapısından; aklıma geldi: Cinnah’ın girişine yaptığı Köprülü Kavşak ve trafik düzenlemesi anamızı ağlattı. Benimkini ağlattı; diğer Ankaralılar memnun olabilirler. Böyle bir düzenlemeden tek mutsuz kişi ben de olabilirim: Her yol tek yön. Asfalt savaşlarına gireceksek; seneler evvel Turgut Altınok’un Keçiören’in her yanına astığı “Büyükşehir’den Asfalt Alamıyoruz; O Nedenle Yollarımız Bozuk” durumunu anlatan bez afişleri de unutmayalım ki daha sonra seçilebilmesi için Keçiören’den kovulurcasına uzaklaştırılan Altınok’u yine aynı Melih Gökçek arabanın üzerinde el ele aynı ilçeye sokmuştu. Bunun yanına bir de geçtiğimiz sene Şentepe gibi Yenimahalle‘nin daha üst kısımlarına asfalt atmayı akıl eden; düzenlemeler yapan Yenimahalle Belediye Başkanı Ahmet Duyar ve Büyükşehir Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek’i de bu konuda analım: Şentepe temiz yollarına kavuşurken; araçlarınız Yenimahalle’den geçip giderken bütün yaz kapımın önüü asfaltlamayarak bana yazı zehir ettiğiniz için müteşekkir olacak değilim sanırım.

Sevgili Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin geçtiğimiz senelerde fazladan aldığını tam da 2009 Seçimleri öncesi fark edip bize iade etmesi çok nazik bir davranıştı: Yaklaşık 30 TL’lik doğalgaz iademizi aldığımız için teşekkür ederiz; lakin Şentepe’de “dağıtıldığı söylenen” çuval çuval kömürlerle kıyaslanınca bizimki düşük bir ödeme oldu. Allah muvaffak etsin.

Murat Karayalçın ile ilgili anılarımı düşünüyorum. Ankaray ve Metro‘yu yapmasının dışında ne gibi etkinlikleri vardı, diye. Kışları karların üzerine yağan is mi; yoksa Ankaray’ı yaparken şehrin ana arterlerini kapatarak bizi senelerce tuhaf yollardan yürütmesi mi?

Şehre faydasının Büyükşehir Belediyesi’ne işçi alması olduğu söylenen Murat Karayalçın’ın vaatleri arasında yine bu var. Melih Gökçek’in kondurduğu Ankara Büyükşehir Belediyesi binasının içini Murat Karayalçın dolduracak gibi görünüyor; lakin bize maliyeti ne olacak, onu çok merak ediyorum.

Şu anki hükümet ve belediyelerin seçimi kazanmak için halka rüşvet verdiğini haykıran CHP‘nin nasıl olur da 600 YTL Hemşerilik Yardımı mevzusunu mitinglerde dile getirmediğini merak ediyorum. Sayın Murat Karayalçın’ın afişlerindeki bu vaadi nasıl yerine getirebileceği de sorulması gereken bir soru. Kimin parasıyla? Hangi ödenekle? Bu şehirde yaşayan ve bize yansımayacağı açık olan bu durum nasıl açıklanabilir?

Bir rivayet de bu seçimlerden sonra; eğer Murat Karayalçın Belediye Başkanı olursa Doğukent projesinde yandaşlarına iş vereceği yolundadır. Kimden duyduğumu hatırlasam adını burada belirtmekten kaçınmazdım. Hak verirsiniz ki şehir efsaneleri hiçbir zaman bitmez. Bu da onlardan biri mi; yaşamadan bilemeyeceğiz.

Belki meydanlardan; belki de ne yapıp ettiği bir türlü belli olmayan kararsız hallerinden olsa gerek; insanların Sayın Murat Karayalçın için güveni düşük görünüyor. CHP, Cumhuriyet, Cumhuriyat Mitingleri ve Alevi kardeşlerimin sabit bazı düşünceleri sayesinde oyun büyük kısmını sağlayacak gibi görünüyor. Allah muvaffak etsin.

Mansur Yavaş ve Beypazarı Belediye Başkanı oluşu ilk elden çalışmaları hakkında bilgi almamı kolaylaştırdı ve sohbet ettiğim insanların “Mansur Yavaş’a oyumu vereceğim” demeleri kendisine sempati duymamı sağladı. Buna katkısı olanlardan biri de Mehmet Barlas‘tır ki NTV’de Emre Kongar ile birlikte hazırladıkları Yorum Farkı adlı programda o gün Mansur Yavaş’ın gazeteye geldiğini ve kendisini de ziyaret ettiğini; Belediye Başkanı olduğunda parti ceketini çıkaracağını söylediğini belirtti.

Beypazarı Belediyesi sınırları içinde Mansur Yavaş’ın ne kadar başarılı olduğunu gözlerimle görememiş olsam da; gerek bana aktarılanlar gerekse de turizmi canlandıran haberlerinin duyuruları ile başarılı olabileceğine inanıyorum.

Burada ise MHP ve Mansur Yavaş konusunda şu vahim durum aklımı kurcalıyor: MHP’li belediye başkanları ,ne hikmetse, Ankara’da MHP’den seçildikten sonra ya da o kökenden geldikten sonra parti değiştirmeyi severler. Melih Gökçek ve Turgut Altınok ikilisinin seçilme yarışındaki parti değiştirme aktiviteleri her zaman aklımı kurcalamıştır. Partiniz imkan vermiyordu da halka hizmet edebilmek için mi parti değiştiriyordunuz sürekli? Değişik bir durum.

İnsanların farkında oldukları şey: 2009 Yerel Seçimleri‘nde Melih Gökçek’e oy vermeyip Mansur Yavaş’a verirsek Murat Karayalçın Belediye Başkanı olabilir. Bir zamanlar Doğan Taşdelen‘in Çankaya Belediye Başkanlığı sırasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olması ve ardından Melih Gökçek’in sıyrılarak başkan olması ve Doğan Taşdelen’e teşekkür etmesi bu durumun yaşanmış örneğidir bu şehirde.

Sırf bu gibi bir kaygıdan dolayı 2009 Yerel Seçimleri’nden ,bir defa daha, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak Melih Gökçek sandıktan çıkabilir. Bu durumda da: Allah yardımcımız olsun, diyorum.

Yorum yapın